Eyüp Derdiyok

Seviyorum öyleyse varım!

Yorumlarınız Hakkında

Kasım12

Öncelikle şu ana kadar yazılan 140civarı yorumunuz için hepinize teşekkür ediyorum.

Yazılarımı, şiirlerimi kimse beğenmek zorunda değildir. Çok iyi yazdığım gibi bir iddaada da bulunmadım. Nitekim burası benim günlüğümdür. Yaşadığım, hissettiğim herşeyi yazma özgürlüğüne sahibiyim. Tekrar vurguluyorum kimse beğenmek zorunda değildir. Her türlü yorumunuz kabulümdür. Bu yüzden de yorumlarınızın içerisinde link olmadığı müddetçe direk olarak onaylanmasında bir sakınca görmemiştim. Fakat bugün gördüğüm küfür içerikli iki yorum fikirlerimin değişmesine sebep oldu. Artık yorumlarınız öncelikle benim kontrolümden geçecek. O arkadaşın da sorununu anlamak isterdim…

Tekrar hepinize teşekkürler :)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Şiir Evreni

Kasım12

Şiirlerime artık Şiir Evreni’nden de ulaşabilirsiniz. :)

Şiirevreni.com

Benim şiirlerim için

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yazsam Roman Olur

Ekim31

Bu sitede yazdığınız şiir ve öykülerinizi yayınlayabilirsiniz. Yazılara puan verebilir, yorumlayabilirsiniz. Sitede güzel ödüllerde mevcut. Bende 3 gün önce yayınladığım şiirimi yazsam roman olurda da paylaşmak istedim. Her türlü olumlu - olumsuz görüşünüz benim için çok değerlidir. Yine yazsam roman olur sitesindende şiirime ulaşabilirsiniz. Yorumlarınızı ve güzel puanlarınızı beklerim. :)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Talihsiz Kaza

Ekim28

Esasında dün birşeyler olacağı belliydi. Gün içerisinde ki sıkıntılı ruh halimden birşeyler olacağını seziyordum ve “Hadi hayırlısı” demiştim. Nitekimde oldu. :) Ben internet sorunsalıyla uğraşma çabamdan vazgeçmiş anneme yemekte eşlik ederken kapı çaldı. Koştum, açtım. Teyze oğlu 29 Ekim ile ilgili şiir istemek için gelmiş. İnternet olmadığından yardımcı olamayacağımı belirttim ama yinede gel yemek yeriz demeyide ihmal etmedim. Lahmacun almıştım. Üçümüz lahmacun yedik. Bu sırada tekrar kapı çaldı. Ben hızla kalkıp kapıya koştum. Hızla diyorum çünkü babamın asabi olduğu konulardan biridir. Zile bastığı an kapının açılmasını ister. :) Neyse koştum kapıyı açmaya. Antre, zifiri karanlıktı. O anda da ışığı açmak gereği hissetmedim. Tam zile uzanırken kapıyı suratımda hissettim… Resmen kapıya girdim.:) Sağolsun akıllı kuzenim dış kapıyı açık bırakmış. Suratım kapının sivrimsi yerine çarptı. Öyle bir andı ki ne olduğunu anlayamadım. Gözlük suratımdan fırladı. Eyvah gitti gözlüğüm dedim. Gözlüğü yerde bulup taktım. O an başım döndü ve sağ elimi duvara dayayıp destek aldım. Işığı açtım. Aynaya bakıp kendimce durumun kritiğini yaptım. Sonrasında ise oksijenli suyla temizledim…Buz tuttum, bıçak bastırdım… Bir sorun yok çok şükür.

Allah korudu..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yalnız Sen!

Ekim28

Yalnız o yosun gözlerini görmek ister gözlerim
Ve kaybolmak ister bakmaya doyamadığım gözlerinde
Yalnız senin ağzından çıktığı için güzel olan sözleri işitmek ister kulaklarım…
Yalnız senli cümleler kurmak ister dilim
Seni zikretmek ister usanmadan, gece gündüz demeden…
Ayaklarım yalnız sana koşmak ister
Hücrelerim iflâs edene dek…
Yalnız o minicik ellerini tutmak ister ellerim,
Isıtmak ister soğuk kış günlerinde o minicik elleri…
Yalnız, başımı döndüren cennet kokunu almak ister burnum…
Ve bu kalp yalnız seni sevmek ister
Tüm insanlığa örnek olmak,
Aşk budur dedirtmek istercesine…

Eyüp DERDİYOK

Read the rest of this entry »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Küresel Ekonomik Kriz

Ekim25

Dünya devi Sony kârdan zarar geçiyor, Toyota’nın satışları azalıyor. İngiltere ekonomisinin 16 yıldır ilk kez küçülüyor, Avrupa’da hizmet sanayii sektörü verilerinin ekimde son 20 yılın en kötü performansını gösteriyor. General Motors’un iflas başvurusu yaptığı söylentileri dolanıyor.Bugün gazeteye bir baktım dolar olmuş 1.67, euro 2.10… Nereye doğru gidiyoruz…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Lahmacun kültürü

Ekim14

Okulun arka bahçesinde maç yapmış, yorgun bir halde açılan zile eşlik ederek sınıa doğru ilerlerken yirmi otuz civarı lahmacun,  üç dört porsiyon çiğköfte gördüm. Alt dönemdekiler değişiklik olsun diye dışardan getirtmişler. Oh ne güzel yapmışlar derken müdürümüzü gördüm. Sinirliydi ve oradakilere hakkındaki düşüncelerimin olumsuz yönde değişmesine sebep olan şu cümleleri kullandı: “Arkadaşlar ne bu lahmacun kültürü? Varoş okulumu burası? ” Bu sözlere çok üzüldüm. Çünkü müdürümüz böyle söyleyerek doğu kültürünü varoş olarak nitelendirmiş oldu. Elit okuluz ya lahmacun mu yenirmiş… Pizzalar, suşiler… vb. sosyetik yiyecekler getirtmek lazım okula..

Sizin gibi milliyetçi söylemleri olan bir kişiye yakıştıramadım müdürüm…

Eyüp DERDİYOK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yeni Tema

Ekim9

Uzun süredir kullandığım Studio Press Red temasını bugün internette gezinirken gördüğüm Notepad Chaos temasıyla değiştirmiş bulunmaktayım. Yeni temam ne kadar hoşuma gitti anlatamam :) Motifler olsun, renkleri olsun, tasarımı olsun beni mest etti. Artık tam bir günlük görümüne kavuştu.
Hepimizin için hayırlı olsun.
Yeni yazılarla görüşmek üzere.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Prensesime

Ekim5

Seni o kadar çok seviyorum ki, sevgimin  boyutunu şarkılarla anlamaya çalışıyorum. Karşılaştırıyorum kendimi şarkılardaki aşıklarla. Bazen “Yok bu gerçekten sevmiyor”, bazen de “Ah! İşte ben böyle sevmeliyim” diyorum. Sonra o yosun gözlerin düşüyor aklıma. Derinliklerinde kayboluyorum. Oynat düğmesine basıyorum mp3 çalarımın. Şarkının akışına bırakıyorum kendimi. Gözlerinin derinliklerinden hiç mi hiç ayrılmak istemiyorum…

“Sen yanımda ama ben hasretlerde
Söyleyemem derdimi istesem de
Anlasana kaderim ellerinde
Sus yüreğim söyleme

Gözlerinin derinliğinde kayboldum gel kurtar beni…
Aşk gördüğüm en güzel düş bir tek sen uyandır beni” derken “Oğlum uyan hadi okula geç kalacaksın” sesiyle uyanıyorum. Yüzümde memnuniyetsiz bir ifadeyle yatağımdan doğruluyorum. Hazırlanıp okula gidiyorum.

İlk ders Fizik… Allah’ım bu ne kadar sıkıcı bir derstir. Resmen ıstırap? Yeni aldığım kulaklığımı takıyorum ve vücuduma dünden kalan borcumu ödemek üzere koyuyorum kafamı masaya. Tabiî ki “İki keklik” türküsü çalmalı. Söyleyen Erkan Oğur, eşlik eden ben, söylediğim ise sen olmalısın. Yoksa ne anlamı kalırdı… Sen olmasaydın başka şeylerinde anlamı olmazdı ya neyse…

“İki keklik bir derede imanım da ötüyor
Ötmede keklik benim derdim artıyor, sana hayran
Emine hanım konyak içmiş karyolada yatıyor
Yazması oyalı kundurası boyalı yar benim olsa
Uzunda geceler dilim yari heceler yar benim olsa”
Tüylerim ürperiyor. Yazarı böyle duygular yaşadığından dolayı takdir ederken uykumda yari hecelemeyen dilime veryansın ediyorum.
Sen daha çok sevmelisin
diyorum kendime. Haykırmalısın yâri uzun gecelerde…

O sırada ilk buluşmamız aklıma geldi.
Buluşmaya gelirkenki endişelerim, tarifsiz heyecanım aklıma geldi.
Hayallerimdeki prensesim, kusursuzum, herbişeyim demiştim seni gördüğümde. Ama öyle değilsen diye düşünmüştüm. Ben seni ilk görüşte sevdim. İlk görüşte de sevgimi olur yahu diyenlere de… Bu sorunun muhatabı ben değilim. Kalbime sorun. Cevabı işitirseniz ne âlâ. Bu sorunu birazda şuna benzetiyorum. Allah var mıdır? Bir şeyin olmadığının ispat edilmesi gerekmezdi? Bende böyle diyorum. Peki ilk görüşte aşkın olmadığını ispat edin… Ben var diyorum. Yaşadım diyorum. Yaşadığım duyguları, onu gördüğümde saçmalaşan hareketlerimde canlı şahitlerimdir. Hadi olmadığını ispat edin…

Ama o ben olmaz diyenlere inat ilk görüşte sevmiştim! İlk görüşte geçer notu vermişti kalp gümrüğüm. Kurtulmuştu prangalarından duygularım ve Emel sevgisiyle dolmuştu gönlüm. Artık tek emelim olmuştu seni sevmek.

Çekingenliğimiz aklıma geliyor. Biraz güneşin sıcaklığından birazda utangaçlığından pembeleşen yanakların aklıma geliyor. Özne, yüklem tümleçlerin birbirine karıştığı, sırasını şaşırdığı kuralsız cümlelerim aklıma geliyor. Başkasına karşı çok rahat olan dilimin sana geldiğinde zorlandığını hatırlıyorum. Kelimeler çıkmak bilmiyordu ağzımdan. Titreşmiyordu ses tellerim. Sadece sen konuşsan da ben bir ömür boyu dinlesem diyordum. Dedim ya seni gördüğümde ne özne kalmıştı ne yüklem. Tek özne vardı, o da sendin!

Seni gördüğümde vücudumda gerçekleşen anlamsız tepkimeler silsilesi aklıma geliyor. Kalbimin ritminden eser kalmayışını, saçma sapan atışlarını hatırlıyorum ve yüzümdeki şaşkın tebessümü…
Sessiz kalışlarımızı hatırlıyorum. Tam susmuşken ikimizin aynı anda konuşması.. Önce sen söyle deyişimiz… Ben senin yanındayken sessiz kalmayı da sevdim.

Güzelliğini tarif etmede kelimeler aciz kalır. Kelimeler yetse ben aciz kalırım. Acizim işte affet. Tanımlayamıyorum. İfade edemiyorum güzelliğini…

Hatırlar mısın ?. “Kalbim seni çok sevdi. O yosun gözlerini mi?, güzelim saçlarını mı?, o bakmaya doyamadığım yüzünü mü? gülümseyişini mi? yoksa kalbini mi sevdi? bilmiyorum” demiştim. Halâ kalbime soruyorum. Neydi sevdiğin kalbim? diyorum. Aklımdan biran olsun gitmeyen sen o an daha da belirginleşiyorsun ve kalbim sadece hızlanıyor, hızlanıyor, hızlanıyor… Adeta, Seviyorum işte! diyor. Sev be kalbim sana da sevmek yakışır…

Yazıma Müşfik Kenter’in çok sevdiğim sözüyle son vermek istiyorum. “Aşık, keşke yerine daima İyi ki diyendir” Sevgini bir nakkaş misali kalbime işleyen Allah’a ne kadar şükretsem azdır.
İyi ki varsın!!!

Eyüp DERDİYOK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hayırlı Bayramlar

Eylül30

Hepinizin Ramazan Bayramı mübarek olsun. Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim:)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
« Older Entries
Şiirlerimi okumak için tıklayın.