Dün Akşam
Dün mağazada otururken eniştem, “Bu akşam bize gel dvd alırız, izleriz” dedi. Ben de biraz düşündükten sonra bir değişiklik olur diyerekten kabul ettim. 18.30′da dükkanı kapatıp önce bayrampaşaya gittik. Dvd oynatıcısını aldım. Metroya giderken alt geçit vardır. Alt geçite girmeden sağda cd satan bir dükkan var. En orjinallerinden.
Neyse bir korku filmi beğendim. Parayı verdim. Çıktık dükkandan metroya bindik.
Metroda giderken poşete bir baktım. Dvd falan yok. Parayı verip dvdyi almadan çıkmışım. Kimse de uyarmadı beni.
Zeytinburnu’nda inip tramvaya bindik. Evin yolunu tuttuk. Oradaki cdcide 20 tane dvd vardı toplam… Ben de Cem Yılmaz‘ın yeni gösterisini izlemediğimden onu alayım dedim. En azından güleriz. Eve gitmeden Oses’ten bir porsiyon çiğ köfte aldım. Eve gittim. Açlıktan ölücektim nerdeyse. Hava çok sıcak olduğundan balkonda yiyelim dedik. Balkona gittim. Domino’s Pizzalar beni karşıladı.
Yanına tavuk but kızartmış ne gerek varsa… Ablam nar ekşisi çıkardı çiğ köfte için. Gerçekten, nar ekşisiyle birlikte mükemmel bir tat ortaya çıktı. Bayılana kadar yedik. Tabi bu sırada kolada bize eşlik etti. Pizzalar bitti, çiğ köfte neredeyse bitti, butlar bitti. Üç aç hepsini yedik. Tabi ablamın oğlunu unuttum- kendisi iki yaşına basıcak- . O da küçük aç. Etti dört aç… Hadi dedik film izleyelim. Ne izleyeceğiz? Recek İvedik’i izleyelim dedi eniştem. İyi dedim izleyelim. Dvd’yi taktım. Açılmadı… Televizyon kumandası olmadığından “Av”‘a getiremedik. Aslında uyduyu kapatınca otomatik olarak dvd ekranına girmesi gerekiyordu. Neyse bununla yarım saat kadar uraştıktan sonra - tabi bu arada eniştem dışarıda kumanda arıyordu- başardık… Sorun dvd soketindeymiş. Uydunun soketini taktık ve sonuca ulaştık. Recep İvedik’i taktık, o sıra da eniştemde geldi. Ben ilk defa izledim ve acayip güldüm… Çok komikti. Bu konuyu iki cümleyle bitirmek istemediğimden başka bir yazımda bahsedeceğim. Neyse bir buçuk - iki saat boyunca güldük. Saat 00.00 oldu. Cem Yılmaz’ı başladık izlemeye. Tabi bu arada ablamda mısır patlatıp getirdi. Mısırlar eşliğinde Cem Yılmaz’ı izledik. Samimi olarak söylüyorum ben hayatım boyunca bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum… Gülmekten tüm kaslarıma ağrılar girdi… Özellikle sperm bankasıyla ilgili anlattıkları kopardı. Cem Yılmaz bittiğinde saat 03.00′tü. Üstelik bonusu izlememiştik. Sabah dükkanı açmamız gerektiğinden uyuduk… Sağolsunlar ablam, eniştem ve yumurcak Caner’le süper bir akşam geçirdim.

